Dinle

Kimi zaman yeşilimle, kimi zaman siyahımla
Kimi zaman içimin insanlık yanıyla sesleniyorum sana..

Beni anla.
Ya yalnız olmadığını hisset,
Ya da yalnız olmadığımı hisettir..

23 Ağustos 2016 Salı

Ümran..


Ümran'mış adı. İlk gördüğümden beri dönüp dönüp bakıyorum bu fotoğrafa. Bu fotoğrafı, bu bakışı unutma diyorum.

Bana çok tanıdık geliyor aslında bişeyler. Belki yüzü, belki güzelliği bilmiyorum ama o kadar tanıdık ki.. Hasta olup uyayakalmış Muhammed gibi. Annesinden dayak yemiş Fatih gibi. Sınıfa sonradan gelen Nejlanın ilk günlerindeki gibi. Bilmiyorum tanıdık. Sanki daha dün benim kucağımda uyumuş, sanki dün benim sözcüklerimle sakinleşmiş gibi. Bu güne kadar, bana öğretmenim diyen her çocuk gibi, parkta-yolda görüp de tebessüm ettiğim çocuklar gibi, Kahraman Şehitlerimizin çocukları gibi, dünyanın farklı yerlerinde katledilen diğer çocuklar gibi... Diğer bütün çocuklar gibi

Bi yandan da son derece yabancı, gerçek olamayacak kadar yaralayıcı.

Yüzü, gözleri, saçları, işte diyorum, çocuk, öğretmenliğin evrenselliğine inanarak, benim çocuklarımdan biri diyorum.. Peki o suskunluğu? Peki gözünden tek bir damla yaş akmayışı ? Ona çocuk diyebilecek kadar, büyük müyüm gerçekten?

Bu fotoğraf, bu kare, çocuklarımın ağlamasına şahit olmayı bi nimet haline getirdi içimde. Ağlayabiliyorsa ne ala.. Ya ağlamıyorsa? Bu kadar küçücük bir beden içerisinde ağlamamayı ne zaman öğrendin, ne zaman büyüdün çocuk? İnsanları, ağlamamanla ağlatacak kadar neler yaşadın? Neler yaşattılar sana?

Çocuklar neden ağlar? Çünkü bilirler ki, biri gelip gözyaşını silecek, kucağına alıp onu teselli edecek. Ne zaman vazgeçtin birilerinin gelip gözyaşını silmesini beklemekten? Ne zaman küstürdüler seni; beklemeye, umut etmeye..

Sen sustun diye biz ağladık. İnşaAllah Rabbim insanlığımızı uyandırır da, seni güldürenlerden oluruz..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder